SEKA'dan Sekapark'a: Sanayi Mirasının Yeniden Kullanımı
Bir fabrikanın müzeye ve kent parkına dönüşmesi, mevcut yapıyla çalışmanın en büyük ölçekli örneği.
Mimarlıkta en zor işlerden biri boş araziye yeni bir yapı kurmak değil, var olan bir yapıyı yeni bir işlevle yaşatmaktır. Buna yeniden işlevlendirme denir ve İzmit bu konuda Türkiye'nin en büyük örneklerinden birine sahiptir.
İzmit Kâğıt Fabrikası ve kentin kuruluşu
İzmit Kâğıt Fabrikası'nın temeli 1934'te atıldı, ilk yerli kâğıt 18 Nisan 1936'da üretildi, resmî açılış aynı yılın kasımında yapıldı. Mehmed Ali Kâğıtçı'nın öncülüğünde kurulan tesis, Cumhuriyet'in sanayileşme hamlesinin Kocaeli'deki en görünür yüzüydü. Fabrika yalnızca üretim yapmadı; istihdamdan spora, sinemadan kentleşmeye kadar İzmit'in gelişimine yön verdi.
2005: iki yol ayrımı
Üretim 2005'te sona erdi ve alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi. O noktada iki yol vardı. Birincisi alanı tamamen boşaltıp yeniden yapılaşmaya açmak, ikincisi yapının hafızasını koruyarak kente geri vermek. İkinci yol seçildi.
Korunan şey yalnızca bina değildi
Kıyı bölgesi Sekapark adıyla kent parkına dönüştürüldü. Birinci Kâğıt Fabrikası binası ise restore edilerek müzeye çevrildi. Buradaki kritik karar şudur: restorasyonda üretim makineleri, türbinler ve boru sistemleri sökülmedi, yerinde bırakıldı. Yapı boşaltılıp bir sergi salonuna çevrilmedi; kendi içeriğiyle birlikte korundu. SEKA Kâğıt Müzesi, fabrikanın açılışının sekseninci yıl dönümünde, 6 Kasım 2016'da ziyarete açıldı.
Küçük ölçekte aynı ders
Bu yaklaşımın iç mimarlık açısından öğrettiği şey ölçekten bağımsızdır. Mevcut bir mekânla çalışırken ilk soru neyi yıkacağımız değil, neyin kalması gerektiğidir. Bir dairede bu bir taşıyıcı duvar, özgün bir doğrama ya da mekânın oranını belirleyen bir tavan yüksekliği olabilir. Bir dükkânda mevcut vitrin açıklığı ya da kolon düzeni olabilir. Kalması gerekeni doğru seçmek, tasarımın hem maliyetini hem karakterini belirler.
Sanayi yapıları neden yeniden kullanılır
Sanayi yapılarının yeniden kullanımı bugün dünyada yaygın bir pratiktir çünkü bu yapılar geniş açıklıklara, yüksek tavanlara ve sağlam taşıyıcı sistemlere sahiptir. Bunlar yeni işlevler için nadir bulunan niteliklerdir. Aynı mantık küçük ölçekte de geçerlidir: iyi bir kabuk, doğru kurguyla neredeyse her işlevi taşır.
Bir iç mimarlık tasarım ofisi olarak tadilat ve dönüşüm projelerine bu gözle bakıyoruz. Mevcut yapı bir engel değil, tasarımın ilk verisidir.
Mevcut mekânınızı yeni bir işlevle yeniden kurgulayalım.
Teklif AlMekânınızı birlikte tasarlayalım.
Projenizi konuşmak ve ücretsiz ön görüşme için bize ulaşın.