Kocaeli'nin Mimari Tarihi: Nikomedia'dan Bugüne
Bir Roma başkentinden Cumhuriyet sanayisine, İzmit'in katman katman biriken yapı kültürü.
Bir kentin mimarisini anlamak için önce onun neden orada kurulduğunu anlamak gerekir. Kocaeli, körfezin dibinde, Marmara ile Karadeniz arasındaki kara yolunun üzerinde durur. Bu konum kenti iki bin yedi yüz yıl boyunca hem zengin hem de sürekli yeniden inşa edilen bir yer yaptı. Kocaeli merkezli bir iç mimarlık ve tasarım ofisi olarak çalıştığımız her mekân, aslında bu uzun katmanın en üstündeki ince tabakadır.
Astakos ve Nikomedia: kentin kuruluşu
Bölgedeki ilk kent, milattan önce sekizinci yüzyılın başlarında Megaralı yerleşimciler tarafından bugünkü Başiskele civarında kurulan Astakos'tur. Milattan önce 264'te Bithynia kralı I. Nikomedes, bu kentin karşısına kendi adını taşıyan Nikomedia'yı kurdu. Kentin asıl dönüşümü ise Roma döneminde yaşandı.
İmparator Diocletianus, üçüncü yüzyılın sonunda dörtlü yönetim düzenini kurarken Nikomedia'yı imparatorluğun doğu başkenti yaptı. Bu dönemde kentte hipodrom, saray yapıları, tapınaklar, hamamlar, darphane ve tersane inşa edildi. Nikomedia; Roma, Antakya ve İskenderiye'den sonra bilinen dünyanın dördüncü büyük kenti sayılıyordu. 311 yılında imparator Galerius'un yayımladığı hoşgörü fermanı da bu kentten çıktı.
Görkemin kaybolan katmanı
Bugün bu görkemin yüzeyde neredeyse hiç izi yok. Kalıntıların büyük bölümü modern İzmit'in altında duruyor, özellikle Çukurbağ çevresinde ve eski SEKA alanında rastlanıyor. Mimarlık açısından buradaki ders şudur: bir kentin en görkemli katmanı bile, üzerine yenisi inşa edildiğinde görünmez olabilir.
Osmanlı dönemi ve ayakta kalan yapılar
Osmanlı dönemi İzmit'e bugün ayakta duran yapıların çoğunu bıraktı. Orhan Camii, Süleyman Paşa Camii ve Hamamı, Pertev Mehmed Paşa Camii ve Külliyesi, Defterdar Abdüsselâm Camii, Akçakoca Camii ve Alaca Mescid bunların başında gelir. En bilineni olan Fevziye Camii ise kentin deprem ve yangınla kurduğu ilişkinin özeti gibidir: on altıncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından Mehmet Bey Camii adıyla yapılmış, yüzyıllar içinde yangınlarda ve depremlerde defalarca yıkılıp yeniden inşa edilmiş, bugünkü adını on dokuzuncu yüzyılda yeniden yaptıran Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi Paşa'dan almıştır.
Kentin sivil mimarisi ise büyük ölçüde on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl konutlarından oluşur. Selim Sırrı Paşa Konağı bunun en nitelikli örneklerinden biridir. 1892'de yaptıran İzmit valisi Selim Sırrı Paşa, aynı zamanda Osmanlı'nın ilk yol ve köprü mühendisiydi ve konağın tasarımını kendisi yapmıştı. Sultan Abdülaziz döneminde av köşkü olarak kullanılan Kasr-ı Hümayun ve bahçesindeki Saat Kulesi de bu dönemin izlerini taşır.
Cumhuriyet dönemi: sanayi kenti kuruyor
Cumhuriyet dönemi kente bambaşka bir ölçek getirdi. 1934'te temeli atılan İzmit Kâğıt Fabrikası'nda ilk yerli kâğıt 1936'da üretildi. SEKA yalnızca bir fabrika değil, kentin istihdamını, sporunu ve yerleşim düzenini şekillendiren bir kurumdu. Sanayi yapısının kent kurduğu bu dönem, Kocaeli mimarisinin en belirleyici evresidir.
1999 ve sonrası: yapı stoku gerçeği
Son katman ise 17 Ağustos 1999'dur. Depremin merkez üssü olan kentte yapı stoku o tarihten sonra baştan tartışılmaya başlandı. Bugün Kocaeli'de tasarım yapmak, bu tarihin tamamını hesaba katmak demektir: zeminin ne olduğunu, binanın hangi yılda ve hangi yönetmelikle yapıldığını, taşıyıcı sisteme dokunulup dokunulmadığını bilmeden hiçbir iç mekân kararı sağlam değildir.
Bir iç mimarlık tasarım ofisi olarak biz de her projeye bu soruyla başlıyoruz. Mekânı anlamak, önce onun hangi katmanın üstünde durduğunu anlamaktır.
Kocaeli ve İzmit'te konut ya da ticari mekân projeniz için ücretsiz keşif randevusu alın.
Ücretsiz KeşifMekânınızı birlikte tasarlayalım.
Projenizi konuşmak ve ücretsiz ön görüşme için bize ulaşın.